Kollajen kemiklerde, kaslarda, deride ve tendonlarda bulunan vücudumuzdaki proteinlerin üçte birini oluşturan kollajen aynı zamanda bilinen en sağlam malzemelerden biridir.Öyleki 68 milyon yıl önce yaşamış bir dinozorun (Tyrannosaurus Rex) fosilinde sağlam kolajen proteinleri bulunmuş olması bu mucizevi yapı biriminin ne kadar dayanıklı olduğunu bize kanıtlar nitelikte. Başta kemik ve deri olmak üzere tüm dokularda bulunan kollajen aynı zamanda genç ve pürüzsüz bir cilde sahip olmamıza da yardımcı olur. Bağ ve bağ dokularını oluşturan kollajen, koruyucu bir bariyer görevi üstlenerek, cildimizi toksinlerden ve diğer zararlı etkenlerden korur. Son 10 yılda kolajenle ilgili çalışmalar hız kazanmış olmakla birlikte daha bilmediğimiz pek çok şey var. Kollajen dünyasını araladığımız her gün, yaşam boyu gençliğin kapısını da geçmiş olacağız.
Vücudumuz temel olarak proteinlerden, şekerlerden ve yağlardan oluşur. Bunlardan en bol olanı proteinlerdir. Proteinler içinde en bol olanı da kolajendir. Birbirinden çok farklı farklı dokularda görev alan kolajenden başka bir protein yok denilebilir. Kemikte, deride, damar duvarında, tendonda, epitel hücrelerin üzerine oturduğu yapılarda (bazal membranlar) kolajen temel proteindir. Kolajen sadece bu yapılarla sınırlı kalmayıp beyin dâhil hemen hemen tüm dokularda bulunur. Kolajen sadece insanlara özgü bir protein de değildir, tüm hayvanlar tarafından sentezlenir.
Kollajen suda çözülebilen, tadı ve kokusu bulunmayan bir proteindir. Kollajenin su ile tüketimi hızlı, pratik ve sağlıklı tüketim şeklidir. 1 bardak suya günde 10gr. olarak kollajen tozu karıştırılarak iyice çözüldükten sonra güvenle içilebilir. Suya bir alternatif olarak kollajen için sabahları kahveniz ile de güzel bir başlangıç yaparken bunu kollajen ile cildiniz için gerekli olan protein alımını tamamlayabilirsiniz. Kollajen tatsız ve kokusuz bir protein olduğu için kahvenizin tadında ve aromasında bir olmayacaktır. Eee kollajen bu kadar uyumlu bir protein olduğuna göre elbette diğer sıvı gıdalar ilede içebilir tabikide, kollajeni meyve suyuna ekleyerek hızlı ve pratik bir şekilde günlük kollajen alımını tamamlayabilirsiniz.
Kollajeni büyüklerimiz protein yönünden zengin kemikli etlerle yapılan yemekleriyle aslında kollajen ihtiyaçlarını uzun süre karşıladılar. Ne yazık ki artık günümüzde tükettiğimiz yemekler kollajen yönünden oldukça zayıf ve yetersiz kalmakta. Güne başlarken kahve ile yada su ile kollajen alımını gerçekleştiremesek bilmediğimiz kollajen o kadar özel bir protein ki bize yapısı itibariyle çözümüyle geliyor. Kollajeni çobalarımıza veya yemeğinize bir ölçek olarak ekleyerek ihtiyacınız olan kollajeni yine pratik ve etkili bir şekilde vakit kaybetmeden almış olacaksınız. Kollajen tekrar söylediğimiz gibi o vücudumuz için o kadar dost bir protein ki kahvaltılık poğaça veya gevrekler ile tüketmek, kek-pasta-börek yapımında kullanmak, protein içiceklerine ekleyerek kullanmak da oldukça kolay ve faydalı yöntemler arasındadır. Kollajenin rutin kullanımında 3 ay olarak devam etmesi ve daha sonra 1 ay kollajen tüketimine ara verilmesi önerilmektedir. Kollajeni farklı doz ve sürelerdeki kullanımları mutlaka hekim kontrolünde gerçekleştirilmesi tavsiye edilmektedir.
Bakalım güvenilir kaynağımız google bize kollajenin faydaları hakkında neler söyleyecek. Öğrenelim;
Kollajenin faydaları hakkında google arama sonuçları için tıklayınız.